Truva Yayınevi Kurucusu Sami Çelik ile Gazeteci Ayson Karabağ Yayıncılık Üzerine Röportajı
Sami Çelik Biyografisi
01.1.1968 Kastamonu merkez doğumluyum. 4 kardeşiz. (3 erkek,1 kız) Evli, 3 çocuk babasıyım ve canımın canı 2 torunum var. Üniversite okurken Genç yaşta Ticaretle girmemden yarım bıraktım.

Çocukluk Anılarınızdan En Keyifli Anınız Nedir?
Elime para geçtiğinde ekmek arası sucuk yaptırırdım. Sucuğu yavaş yavaş yerdim ve kokusuna bayılırdım. Ağzımda sucuk lezzeti kalırdı bu benim için en büyük keyifti.
İstanbul’a Gelişinizin Sebebi Nedir?
Babam tersanede çalışıyordu. Babamın işi nedeniyle geldik. Çubuklu’da oturduk. Çocukluğum Reşitpaşa, Paşabahçe bölgelerinde geçti.
Baban Nasıl Biriydi? Baba Nedir?
Benim babam evin çınarıydı. İşten eve döndüğünde varlığıyla etrafımızı aydınlatırdı ve aydınlığıyla bizde faydalanıyoruz gibi hissederdim. Baba bir dağ gibidir. Daima işine severek gider gelirdi. En büyük hayali bir ev almak ve bizi kiracı olmaktan kurtarmaktı. Kardeşlerimin birini bile çalışmaya zorlamadı, bizi rahat büyüttü. Bizi kendi başımıza bıraktı, hiç zorlamadı, neden dolaşıyorsun, gidin çalışın demedi.
Okul Yıllarında Neler Yaptınız?
Çocukluğumda asker olmak istedim. Ortaokul sonrası Kuleli’nin kapısına babamla gittik. Kapıdan bile sokmadılar. İmam Hatip Lisesi orta bölümünde okuduğum için. Asker olmak istedim olmadı. Sonra lisede yazar olmak istedim. Yazmaya karşı müthiş bir heves vardı içimde. Lise 1’de babama o eski Türk filmlerindeki gibi kocaman bir daktilo aldırdım.
İlk romanımı yazdım o daktiloda. Yaşım daha 16 – 17. İnkılap yayınlarına gönderdim romanımı. Kısa bir süre sonra güzel bir zarf içinde iade ettiler. Zarfın üzerine ismim ve adresimi o kadar güzel el yazısıyla yazmışlardı ki…35 yıl geçmiş olsa da aklımdan gitmeyen harika bir el yazısı. Dosyam haricinde bir not yok zarfın içinde.
Sonra… İkinci romanımı yazdım lise sonrası. Rahmetli Ahmet Kekeç’e verdim ‘abi bir oku, fikrin nedir’ diye. O da, bir kaç sayfa okuduktan sonra romanımın kahramanı ile dalga geçti. O kendine has bıyık altından gülüşüyle. Beğenmemişti.
İlham Kaynağınızı Tanıyalım?
Stiller kendiliğinden doğmaz dikkat çeken tüm yaratıcı orijinal ve şık stil sembolleri ikonları farklı bir yerden ilham alır. Esinlenmek stilleri yaratır, stiller kanallar aracılığı ile gerçek yaşam ile buluşur. İşte bu nedenle kendi stilinizi bulmak için çıktığınız yolculukta, yaşamda size ilham veren detayları keşfetmekle başlamalıdır. İlk adımda zihninizi canlandıran detayları bularak yayıncılığın içinde buldum. Bir vesile ile ortaokulda ilken yazar olmak için roman yazma cesareti bulup yazdım ve PTT ile yayınevine göndermek bu işin başlangıcıymış zannederim.
Mahallemizde Caminin Altında Medrese Vardı Orda Ne Öğrendin?
Oraya gelen insanlarla tanışmak, bir şeyler öğrenmek için gidip gelmeye başladım. Şimdiki tarih yazarı Mustafa Armağan medresede tanıştım. İletişimim güçlüdür. O zaman Abiler ‘‘ne yapıyorsun’’ dediğinde boşum dedim. O zaman sana gazetede iş bulayım dedi. Sayesinde gazetede işe başladım 3 -5 aydan sonra beni yardımcı eleman olarak yayıncılık bölümüne transfer ettiler. Kitap hazırlığı, kitap satışı, kitap tahsilatı, matbaa işleri kültür müdürlüğündeki bandroller ve her aşamalarında çalışarak hem iş öğreniyordum hem de sorumluluklarım artırıyordu. Kendimi sevdirdim ve güven verdim. Artık tüm işleri yalnız başıma taşıyacak hale getirdim.
Kardeş Nedir?
Kardeşe bakmasını bilen, kardeş gönül aynasıdır. Kardeşle beraber yaşamayı, beraber sohbet etmeyi, kardeşçe paylaşmayı bilendir. Kardeşi; konuştuğunda açığını kapatan, başarılarını görendir.
Güven Nedir?
Güven çekirge gibidir. Kaçınca bir daha geri gelmez. Güven cam gibidir. Kırılınca yapışmaz
Hedefiniz Nedir?
Varılacak yer yok, bitmeyen yolculuklar var. Acelem yok hayatı anlamlarıyla kaliteli yaşamaya çalışıyorum. Tam da bu sebepten yolculuklarım, öğrenmelerim, hedeflerim ve paylaşımlarım hiç bitmeyecek.
Siz İyi Bir Lider misiniz?
Gencim, bu konuda kendimi geleceğe, yöneticiliğe ve iyi bir yayıncı olmaya hazırlıyorum… Bu şekilde gerçek bir lider ona güvenen, saygı duyan ve onun yolundan gitmeye hazır olan insanlar yaratır. Çalışanlarına ilham verir ve yönlendirir. Karar almaktan korkmaz, herkes ondan kritik bir noktada karar almasını ve emir vermesini bekler. Sayıca azdırlar, değişim için vardırlar. Liderlik ettiği şirketlere, ürün ve hizmette fark yaratır. Bağlı müşteriler oluşturur ve süreklilik sağlarlar. Bu konuda eğitimle okuyarak kendimi geliştirmenin yolundayım. Kendimi geleceğe hazırlıyorum. Hedefim koşmak ve ar-ge çalışması içindeyim. Ülkeme faydalı yayıncılık yaparak güzel bir iz bırakmak arzusundayım.
Ayakta Kalmak İçin Hiç Dengenizi Kaybetmiş Olarak Hissettiniz mi?
Emeklediğiniz günleri hayal edin. İlk kez ayağa kalktığınızda ailenizin sevincini yeni bir deneyim yaşamanın heyecanını düşünün sizi aşağı doğru çekmeye çalışan yer çekimine karşı ilk zaferinizi kazanmış ve hayat yolculuğunda önemli bir adım atmıştınız. Bu beceri yaşam kalitenizi yukarılara çekebilir. Şimdi işimde daha sağlam yere basıyorum. 3 evladım sevgisi, torunlarım sevgisi, sevgili eşim ve kardeşlerimin sevgisi, kitabını çıkardığım dostlarım sevgisi, okuyucularım aydınlandığı bilginin sevgisi beni ayakta tutacaktır. Bu sevgi gücü benim için mıknatıstır.
Yayıncılık Size Ne Kazandırdı?
Bilgi kazandım. Değerli insanlara tanıştım, okudukça, duydukça, gördükçe hayallerim güçlendi. Özgüvenim geldi. Bir taraftan kendimi geliştiriyorum bir taraftan para kazanıyorum, bir taraftan isim yapmış ve marka oldum. Değerli insanlarla tanışınca, bu işin ne kadar önemli olduğu hissini yaşadım. Zaten hayalimde yazar olmak istiyordum. Cenab-ı Allah farklı bir yerden yayıncılık sektörüne girmeyi nasip etti. Girdiğim bu yol ve bu işi ben de daha çok çalışma aşkım uyandırdı.

Truva yayın Evi Olarak Yola Devam mı Ettiniz?
Evet, İsmet Buzdağ kitaplarını bastım. Daha sonra Kazım Karabekir’in damadı Prof. Dr. Faruk Özerengin ile birlikte Kazım Karabekir el ile yazılmış yazılarla aylarca birlikte çalıştık. Bazı yazıları Türkçeye çevirdik. Eliyle yazdığı yazıları dikkatli okuyarak daktiloya geçirdik. Sonra editörler, grafikerlerle birlikte aylarca uğraştık. Emek verdik. Tarih eserleri, bilgileri ışık olsun, bilgileri aydınlık olsun, bilgileri tarihimize iz bıraksın diye hazırlayıp bastık. Karabekir’in damadı ‘‘3 evladı vardı.sen 4 evladı oldun. Karabekir’i eserlerini basarak yeniden dirilttin’dedi. Çalışıp fedakârlık yaptığım için kendimi şanslı ve mutlu oldum. Yayıncılığın en değerli işini yaptığımın farkına vardım. Tarih kitapları basmak bana nasip oldu. Bilgi bilmediğimiz düşmanımız olacağına bilgi tarihimize, ülkemize ışık olsun düşüncesi içerisindeyim. Bilgiler mezara değil, bilgiler topluma, ülkemize, dünyaya ışık olsun. Bende insanlığa en zengin eserler bırakmaya çalışacağım.

Kendi Kitabınızı Bastınız mı?
Evet, nasip oldu. Kitabımın ismi ‘Bir Avuç Toprak da Sen At Annem’’ Bu kitabı bastık ve sattık. Konu da dikkat çeken bir konu oldu. Bazı yayınevleri bu olmaz derler, bu satılmaz derler, her kitabın bir kaderi var derler… Yeter ki o kader yolunda olsun o yola çıkmasın, yardımcı olmak olsun, umudu kıran olmasın, umudu artıracak yayının evlere ihtiyacı var.
Yayınevleri Olarak Birlik-Beraberliğiniz Var mı?
Bu kadar yayınevi var, dağıtım şirketleri var. İşinde doğru dürüst çalışsak, paylaşmasını bilsek
keşke tüm yayınevleri. Kalemi kuvvetli olan, kalemi sihirli olan, karikatüristlerimiz, mizahçılarımıza, romancılarımıza daha fazla el ve omuz vermek zorundayız. Dizilerimiz dünyada en çok izlenen filmler ve diziler iken, biz neden kitap okumaya gerekli önemi vermiyoruz. Aydınlarımıza, yazarlarımıza sahip çıkalım. Yazarlarımız yazarlık yapsınlar, biz de yazarlarımızı 100 ülkeye pazarlayalım. Kitaplarını satalım, her dile çevirelim. Fikirlerimizi, tarihimizi, romanlarımızın her dilde satılmasını sağlayalım. Yazarlarımız, ülkemizin birer yıldızı olsun. Biz de onları pazarlayarak kitaplarını satarak, seminerlere göndererek daha güzel işler çıkaralım. Kıymetli olan iş zenginliği, bilgi zenginliğidir. Ama biz bu bilgi zenginliğine sahip olmadık. Biz bu insanlarımızın kitaplarını daha çok satmak ve pazarlamak için ülke ülke çalışabilirdik. Birlik beraberliğimiz olsaydı, devletimizin desteği ve konsoloslarımızın yardımıyla her ülkede aydınlarımızı pazarlayarak ülkemizi daha ileriye taşıyabiliriz. Her sektör gelişiyor, ama kitap konusunda ilerleyemedik. Çok eksiklerimiz var. Çok hatalarımız var. Birlik beraberliğimiz olmadı, yaşayamadım, göremedim. İnşallah ben yanılmış olayım. Hz. Ali’nin sözü vardır: “Zenginliğin en iyisi akıl zenginliğidir”. Bir yazar diyor ki; Bilgi bilmediğiniz düşmanınız olacağına bilgi size ışık olsun.
Aktif Bir Derneğiniz olsa siz Ne Önerirsiniz?
Yeni nesil için kitaplarımızı teknoloji ortamında pazarlaması için yardımcı olmalı,
e-kitap okutmalı,
e-sesli kitap üretmeli,
Her yayına önem vermeli,
Çok seçenek olsun, kararı okuyucu versin,
Her yayınevi kitaplarını alsın ve seslendirsin. Sesli kitap ve e-okuma modeli hazırlasın,
Yazarlar ve yayınevleri bir bedel ödesin ve yazarlarımıza sahip çıksın,
Her dil olsun, 200 ülkeye, 300 ülkeye ulaştırsın.
Hem ülkemizi, hem de yazarlarımızı pazarlayalım, tanıtalım. Eserlerimize sahip çıkalım… Yeni nesil indirsin, okusun veya dinlesin, seyretsin. Ama kitabı eline alarak okuması daha faydalıdır. Kitaba dokunarak, kitabı eline alarak okunması daha güzel bir duygu diyelim. Model olalım, ama yeni nesile kendimizi hazırlayalım daha iyi olur.
Basın Yayın Birliğin en genç Yayıncısı sızmışsınız ?
Evet, 21 yaşında en genç yayıncısıydım. benim işimde ne kadar doğru iş yaptığımın kanıtıdır. Genç olmak, yayıncılık ile uğraşmam, tarihe ışık olsun diye tarih kitapları veya siyasi kitapları çıkarmak hem risk hem de zorlukları olan, sıkıntıları olan ve sorumlulukları olan bir görevdir.
Ne Gibi Zorluklar Yaşadınız?
Hatırlarsınız, mahkûm oldum. Suçum da Kazım Karabekir kitapları çıkarmaktı. Demirel döneminde basında ceza alanlara af çıkmıştı, bende o aftan faydalandım. Yoksa hayatım cezaevinde geçecekti.
Mahkemede Savunmanızı Nasıl Yaptınız?
Tarihe mal olmuş bir komutan olan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bilgisini kitaplaştırmak ve kitabı ülkemize kazandırdığım için ceza aldım. Tarihe ışık olmuş, komutanın bilgilerini kitaplaştırdığım için ceza aldım.
Sizce İyi Yazar Olmanın Sırrı Var mı?
Yazarın eğitimi yok, yazarın duygusu vardır. Hayali ve kelimelerinin sihiri vardır. Bu bir yetenektir. Yolda ortaya çıkar, kimisi fark eder, kimisi yolda geliştirir. Bu kadar başarılı bir yazar olmanın nasıl bir duygu olduğunu anlatmak istesem de iyi bir yazar olmanın tüyoları vardır. Yazar olmanın 10 temel tekniği vardır.
1- İlk önce kendiniz için yazın. Okur için endişelenmeyin. Çünkü aslında yazarlar öncelikle kendi hikâyesini yazar ve sonra kurgular. Kurguyla yola çıkman, yazarın yazdıklarını sahiplenme içgüdüsüne karşı koyabilir.
2- Televizyonu kapatın, malzeme toplamak için bir araç olabilir, ama etkisi altında kalmanıza da neden olabilir. Dış dünyadan kendi gözlemlerinizle haberdar olun.
3- Oku oku oku. Farklı kültürler, farklı kalemler ve düşünceler size eşsiz yolculuklara çıkmanıza vesile olur. Deneyimin ve yeni karakterlerle tanışmanın en iyisi yolu okumaktır.
4- Mola verin. Sürekli yazmaya odaklı düşünürseniz kendinizi dünyaya kapatmış olursunuz. Mola sürenizi kendiniz belirleyin, ama hedefinizden de sıyrılmayın.
5- Diğer insanları mutlu etmekte çok uğraşmayın. Karşınıza hiç herkesi mutlu edebilen bir yazar çıktı mı? Olsaydı gözden kaçırmazdık, tüyo vermekten fazlasını yapmaya kalkarsanız kendi mutluluğunuzu baltalayabilir ve yazmaya küsebilirsiniz.
6- Kendinize belirli bir süre verin. Üç ya da dört ay çok inandığınız bir yazıysa belki de daha da uzun bir süre olabilir.
7- Yazarken basitliği temel alın. Okurken tutarlı olup olmadığınızı göz önünde bulundurun.
8- Dingin bir anlatıcı olun. Bırakın heyecanı okuyanlar yaşasın.
9- Dolaylı anlatımlar yerine adım adım ama düz giden bir yol izlemenin faydasını yazarken de okurken de göreceksiniz.
10- Aslında sihir içinizdedir.
Şimdi Siz Nasıl Bir Yayıncı Olmak İstiyorsunuz?
Yazı yazacak yeteneği olanları veya hayatını kitaplaştırmak isteyenlere el vermek, omuz vermek istiyorum. Gelsinler onları konuşturalım. Bilgilerini içlerinden çıkaralım. Ses görüntüye kayıt alalım. Editörüm, grafikerim üzerinde çalışsın hazırlayalım. 10 kapak seçeneği ile karşısına çıkalım. Kendisi, kitabının renginden ismine kadar karar versin. O kitap torunlarına ve ülkemizin insanların ışık olacak. Belki içinde bir kıvılcım olacak. Onun için hayatınız kitap olacaksa bu bilgileri mezara değil, insanlara ışık olsun diye kullanalım. Ortaya çıkaralım, yayınlayalım. Toplumumuza ışık olsun, film olsun, dizi olsun. Toplum insanlığı aydınlatsın.
Truva Yayınları olarak hizmet veriyoruz.
İletişim İçin: 0216 5377020
