Saros Körfezi’nde Sinan ve Hülya Söylemez’in Misafiriydik: Teşekkürler
Misafir Nedir?
Misafirlik; bir kişinin davet, ziyaret veya yolculuk amacıyla başka birinin evine giderek, ev sahibi tarafından geçici bir süre ağırlanmasıdır.
Ancak misafirlik sadece bir eve gitmek değildir. Misafirlik; gönül almak, gönül vermek, sofrayı paylaşmak, sohbet etmek ve güzel hatıralar biriktirmektir.
Günümüzde yoğun iş temposu nedeniyle buluşmalar daha kısa ve planlı olsa da, samimi bir sofranın ve içten bir misafirliğin değeri hiçbir zaman değişmez. Bazen bir kahve, bazen birlikte yenilen bir yemek, bazen de birkaç günlük bir aile ziyareti insanları birbirine daha da yakınlaştırır.
Biz de Saros Körfezi’nde Sinan ve Hülya Söylemez ailesinin misafiri olduk. İki gün boyunca yalnızca yemeklerini değil, gönüllerinin sıcaklığını da paylaştık.
Hülya Söylemez’in Sofrası Bir Başka Güzel
Hülya Hanım, Kayseri’nin misafirperverlik ve sofra kültürünü taşıyan hanımefendilerden biri.
“Bunu da yedireyim, şunu da hazırlayayım, bunu da mutlaka tadın” diyerek misafirini rahat ettirmeyi ve sofradan memnun kaldırmayı seven bir insan.
Sofrasında çeşitliliğe önem veren, yemek yapmayı seven ve yaptığı yemeklerin lezzetiyle konuşulan Hülya Hanım’ın mutfaktaki becerisi gerçekten takdire değer.
Kayseri mutfağının zenginliğini ve ikram kültürünü kendi evinde yaşatan Hülya Hanım’a ellerine sağlık diyoruz.
Bayburtlu Sinan Söylemez ve Misafirperverliği
Sinan Söylemez ise Bayburtlu olmanın getirdiği misafirperverlik anlayışını yaşatan bir aile büyüğü.
Misafirini rahat ettirmeye çalışan, onun için emek veren ve gelen konuğunu severek karşılayan bir insan.
Bizim kültürümüzde güzel bir söz vardır:
“Misafir dokuz kısmetle gelir, birini yer, sekizini bırakır.”
Sinan Bey de bu anlayışı şöyle ifade ediyor:
“Biz misafiri seviyoruz. Gelen misafire severek hizmet etmek istiyoruz. Çünkü misafir bize bereket ve güzellik getiriyor.”
İşte misafirliğin anlamı da burada ortaya çıkıyor. Önemli olan sadece sofraya yemek koymak değil; o sofraya sevgi, samimiyet ve gönül koyabilmek.
Söylemez Ailesiyle Dünür Olmak da Büyük Bir Keyif
Çocuklarımızın bir araya gelerek evlenmesi, iki ailenin ortak bir torun sevgisinde buluşması bizleri birbirimize daha da yakınlaştırdı.
Aradan 12 yıl geçti.
Bu süre içerisinde birbirimizi özleyen, ev ziyaretlerini seven ve aile bağlarını önemseyen iki aile olduk.
Dünürlük, sadece çocuklarımızın evlenmesiyle oluşan bir akrabalık değildir. Zamanla dostluğa, kardeşliğe ve aile bağlarına dönüşen güzel bir gönül birlikteliğidir.
Torun sevgisi ise iki aileyi birbirine daha da sıkı bağlayan ayrı bir güzelliktir.
Allah herkese böyle güzel dünürler ve güzel aile bağları nasip etsin.
Biz mutluyuz, sizler de mutlu olun.
Söylemez Ailesi’ne Teşekkür Ederiz
“Kimseye söylemeyin” der gibi değil, gönülden söylemek istiyoruz:
İyi ki dünür olmuşuz. Sizlerden çok memnunuz. Allah da sizlerden memnun olsun.
İyi ki çocuklarımız evlenmiş, iyi ki güzel bir torunumuz olmuş. Bir araya gelmek, ortak torunumuzun sevgisini paylaşmak bizim için ayrı bir mutluluk ve ayrı bir lezzet.
Bizi evinizde ağırladığınız, bizimle ilgilendiğiniz, birbirinden güzel yemekler ve ikramlar hazırladığınız için çok teşekkür ederiz.
Saros Körfezi’nde iki gün boyunca çok güzel bir tatil geçirdik.
Aklımızda birbirinden lezzetli yemekler, güzel sohbetler ve sıcak aile ortamı kaldı.
Saros Körfezi’nin cam gibi denizi, doğası ve güzelliği de hafızamızda güzel bir anı olarak yer etti.
Cildimize ve ruhumuza iyi gelen bu güzel ortamdan güzel duygularla ayrıldık.
Eylül Ayında Yine Saros Körfezi’nde Buluşmak Üzere
Artık Eylül ayında yolumuz Saros Körfezi’ne düşerse, aklımıza yalnızca deniz ve doğa değil, Söylemez ailesinin sıcak sofrası ve güzel gönlü de gelecek.
Tekrar buluşmak üzere…
Söylemez ailesine gönülden teşekkür ediyoruz.
Eviniz şen, sofranız bereketli, yemekleriniz lezzetli olsun.
Ellerinize sağlık.
Güzel günlerde yeniden buluşmak dileğiyle…
Karabağ Ailesi adına
Ayson Karabağ
Bakırköy’den Haber Gazetesi

YORUMLAR