Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ayson Karabağ

Özbekistanli New Way Group Ceo  Bahtiyar Kalandarov İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Özbekistanli New Way Group Ceo  Bahtiyar Kalandarov İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı

Bir Geceliğine Kim Olmak İsterdiniz?

Gazeteci olmak isterdim. Bizim genlerde şiir yazar, kalemi kuvvetli çok kişi var. Genlerimizde yazı yazmak, kitap çıkarmak, film çekmek var. Ben film çekmek istemiştim. Konusu ise eğitim ve kültürel olsun istedim. Filmleri yönlendiren ve yol gösteren olsun istemiştim.

Bahtiyar Kalandarov Biyografisi

06.02.1985 Özbekistan doğumluyum. 7 dil biliyorum. Uluslararası Ekonomi İşletme ve ikinci üniversitesi Uluslararası Hukuk Üniversitesi mezunuyum. Üç üniversite bitirerek hayata hazırlanan babamın üç diplomasını daha alamadım. Evli ve üç cocuk babasıyım.

Babanızı Bize Anlatır mısınız?

Benim babam komünist ve çok soğuk, sert ve otoriter biri. Çok ciddi biri. Beni alıp öptüğünü, sarıldığını görmedim. Eve girerken evdekilerin eli ayağı esiyordu. O kadar otoriter ve disiplinli biri.

Babanız Nerede Çalışıyor?

Pepsi Genel Müdürü. İki-üç fabrika var. Onun başında ve onu yöneten kişi.

Öğrenciliğin Nasıl Geçti?

Ailenin tek erkek çocuğuyum. Zor şartlarda okudum diyemem. Yokluk çektim diyemem. Ama sorumluluk duygularım, hayatı öğrenirken ayaklarımızın üzerinde duracak şekilde bizi yetiştirdi. Babamın imkanları benim çocuklarıma, torunlarıma da yeter. Ama beni babam zenginlik içinde büyütmedi. İsteseydi özel okullarda, özel evlerde, özel şoförlerle okuturdu. Ama babam, bunları yapmadı. Orta ve lise dönemim yatılı geçti. Normal vatandaşın okuduğu devletin okul ve yurdunda kaldım. Hesabını, kitabını yapan babam aylık harçlık veriyor ve o parayla ben ay sonunu getiriyordum. Ne fazla ne de noksan.

Kardeş Nedir Sizde?

Kardeş; dermandır, ilaçtır, şifadır, tattır, lezzettir, sevgidir, saygıdır.  Onların varlığı, benim için enerji kaynağıdır, vitamindir. Benim köklerimde tüm Cumhuriyet ülkelerinde yaşayanlarda benim kardeşimdir. Siz de benim abimsiniz. Türkiye’de Azerbaycanlı abim benim rehberimdir. Yol gösterenimdir. Biz çok şanslıyız. Bu bağlar bu sevdalar içimizde var. Bunları yaşayarak kendi hikayelerimizi kendimiz yazarak gençlere model olacağımıza inanıyorum. Belki de dedemin, nenemin, hayalleri olan vatan topraklarında yaşamak isterdim ama ben kendi topraklarımda hissediyorum.

Üniversite Öğrencisiyken Bir Anın Veya Hikayen Var mı?

Ev tutmuşuz, evde kalıyorum. Evde yemek şartı ile dışarıda yemek yemek değil. Hem sağlıklı yemek için, hem de yemeği öğrenmek için hesabımı bilmek için evde kalmak istedi babam. O zaman okula gidip geliyorum. Bir gün arkadaş dedi ki, haftanın belli saatlerinde üyelerin adresine dergi bırakıyorum, bu kadar para kazanıyorum dedi, gelirmisin. Ben de olur dedim gittik. Yaşlılar var, işi olmayanlar var, dertli arkadaşlar içinde en genç ve okulda çıkarken gittiğim için takım elbiseler içinde, boynumda kravat var. Adamlar beni seçti, eğitim verdiler ve yarın okul çıkışı adreslere dergi bırakacaktım. Benim listemde devletin bankası, genel müdürüne dergi teslim vardı. Gittim bizde görevliler olur, bizde polis olur. Banka müdürlerini bizim cumhurbaşkanını görev atar. Özel değil, devletin bankası. Gittim polisler giremezsin dediler, bırakmadılar. Hatta sen bırak, biz teslim ederiz dediler. Yok, bende elden teslim edeceğim dedim. Bir sekreteri arayayım derken genel müdür çıkıyor. Polisler bana kenara çekil, kenara çekil dediği zaman genel müdür fark ediyor. Soruyor, bu genç kimdir derken efendim dergi getirdim, bunu teslim edecektim dediğim an bende bu dergiyi bekliyorum dedi. Dergiyi aldı, bunu saymayalım başka zaman da beklerim. Sen nerede oturuyorsun, kimlerdensin, adın soyadın nedir dedi. Bende adım ve soyadımı söyledim. Sen Bahtiyar’ın oğlumusun dedi, evet dedim. Babamı tanıyor, arkadaşı çıktı. Ben sorumluluğumu yaparak teslim ettim. Bilgileri gittim verdim, aferin dediler, paramı aldım geldim. Babam 1 veya 5 gün sonra geldi. Evde yemek yapmamışsın dedi, ben bilmiyorum ne yapayım dedim. Babamla gittik, alışveriş yaptık. Bana yemek yaptı öğretti. Ben o zaman babamın yemek yaptığına şahit oldum. Bana oğlum sana para atıyorum yetmiyor mu, gidip çalışıyorsun dedi. Evet dedim biraz yüksek sesle. Oğlum sen buraya bunu veriyorsun, bu paranın sana yetmesi gerekir, hesabı bir daha yaptı, anlattı.

Üniversitede Bir Anınız Var mı?

Üniversitede konferans vardı. Uluslararası ekonomik konusunda kariyer sahibi profesör gelecek diye anons yapılıyor. Afişler var. O gün kim bu adam, nereden geliyor diye merak ettim. O gün geldi. Bir daha baktığımda benim dergi verdiğim bankanın genel müdürü. Onun yakınına gittim. Beni görmesini sağladım. Çağırdı yanında Bahtiyar gelir misin dedi. Neden gelmedin dedi, kırgınmıyız. Babama söyledim onun için

mi gibi kısa konuştuk. Konferans bitti, beni aldı bankaya götürdü. Babam telefon açtı. Ben oğlumu deneyeyim sahibi olsun, uluslararası ekonomi okuyor, tecrübe edinsin, öğrensin, bunu stajla alacağım dedi. Yok okusun dedi. Bana güvenin yok mu, senin evladın benim gözümün nuru. Onun gelişmesi için dedim. Babam tamam dedi. Ben bankada işe başladım. Okula geldiğim zaman, arkadaşlar tarafından daha iyi algılandım. Bana müdürle nereden tanıştın, tanıştığın okulda, öğretim görevlileri bana daha da ilgi göstermeye başladı. Benim havam arttı. İlgim daha çok dikkat çekti.

Bankada Staj Nasıl Geçti?

Ben evrakları kontrol ederek teslim alıyorum. Kayıt yapıyorum ve birimlere dağıtıyorum. Bir gün bir evrak geldi. Yanlış yazmışlar okudum. O adrese gitse zaman kaybı ve yanlış yere gittiğimi fark ettim. Adam dedim ki, bunu düzelt getir dedi. Bu kişi de çalıştığı yerde devlet bakanları, genel müdürü arıyor. Size evrak gönderiyoruz almamışlar diyerek çıkışlar yapmış. Müdür sinirlenmiş, yardımcıların sekreterlerini ayağa kaldırmış. İnsanlar gergin, kim yapmış, nasıl evrak almamışlar diye. Birim birim topladılar. İçeri girdiğimde genel müdür sinirli yüksek sesle konuşan nasıl olur, bakana evrağını nasıl teslim etmezler diye konuşuyor. Bu evrağı kim almadı, dediği zaman ben efendim dedim. Benim yolumdan tuttu odadan çıkardı, kendi odasına götürdü. Çok gergin ve çok sinirliydi. Bağırarak konuşuyor, neden almadın dediği zaman. Efendim yanlış yazmışlar, düzelt getir dedi. Ben de evrağı getirdim ve gösterdim, dinledi. Aferin dedi. Beni sekreterin yanına geçirdi. Sekreterine talimat verdi. Bana gelen tüm evraklar Bahtiyar’ın elinden geçecek talimatı verdi. Burada dikkatli okuyarak, verilen görevi sorumluluğumu, yöneticilere göstererek yükselmeye devam ettim.

Başka İlgilendiğiniz Konu Var mı?

Bakan yardımcısı olarak görev yaptım. İlk ve tek genç olarak bana çalışmak nasip oldu.

Hedefiniz Nedir?

Ben gazeteci olmayı düşünmüştüm. Ama yol hep beni farklı yerlere çekti. Buralarda benim deneyim konusunda, tecrübe konusunda kısa zamanda çok şey öğrendim. Okuduğum iki üniversite var. Biri uluslararası ekonomi ve uluslararası ticaret hukuku. Onun varılacak noktası yok, ama yolculuk var. Bu yolculukta insanlara değer vermek, el vermek, omuz vermek, ülkeme faydalı olmak, ana vatanımız Türkiye’ye faydalı olmak için, dünyaya mal satmak için merkezimiz İstanbul’da.

Peki Yedi Dil Biliyorsunuz, Bunun Faydasını Görüyor musunuz?

İnsanların telinden konuşan sevgi her kapıyı açıyor. Ben 7 ülkenin vatandaşı gibi hissediyorum. Dil bu kapıları açan ilk izlenimdir

Hayatınızdaki İki Önemli İnsandan Hangisini Kızdırmak Daha Eğlencelidir?

Babamı.

Sofrada Hangisine Tahammül Daha Zordur? Obura mı, Gevezeyi mi?

İkisine de tahammül edemem.

Asla Hatırlamadığınız Biri Size Çok Samimi Davranıyor, Yekten Hatırlamadığınızı mı Söylersiniz, Dolambaçlı Sorularla Kim Olduğunu mu Anlamaya Çalışırsınız?

Karşımdaki kişiye bağlı eğer kırılacak, üzülecek gibi bir durum hissediyorsam, dolambaçlı sorularla durumu kurtarmaya çalışırım öyle bir durum yoksa hemen pardon kimdiniz diye sorarım.

Ayaklarınıza Kara Sular İnmiş İyi bir Roman mı, İyi bir Film mi?

İkisini de almaz kafam. O sırada yorgunluktan ben iyi bir uyku derim.

Evdeki Halinizi Hangi Üçlü Daha İyi Tanımlar? Telefon-Mesaj-Sosyal medya mı, Pijama-Terlik-Televizyon mu?

Pijama-terlik-televizyon artı sosyal medya.

Tarih mi, Coğrafya mı?

Tarih. Tarihi kişilere çok meraklıyım. Bazen kendimi onlardan biri gibi hayal ediyorum.

Hatır İçin Çiğ Tavuk Yenir mi, Yenmez mi?

Yenir tabiki. Yenir çok kıymet verdiğin biriyse yersin.

Tek Başınıza Ağlamak mı, Birinin Omzunda Ağlamak mı?

Tek başıma ağlamayı tercih ederim. Ya vazgeçtim birinin omzunda ağlamak yok yok, tek başıma birinin yanında utanıyorum sanki.

Yolculukta Vapur mu, Tren mi?

İkisi de benim için çok nostaljik.

Deniz-Kum-Güneş mi? Orman-Ağaç-Temiz hava mı?

Börtü böcek çok mutlu etmez beni. Deniz, kum, güneşte kendimi daha rahat hissediyorum.

Birinden Vazgeçmek Zorunda Kalsaydınız Kırmızı et mi, Deniz Mahsulleri mi?

Deniz mahsullerinin üstünü çizerim, kırmızı etten vazgeçemem.

Mantı mı, İskender mi?

Mantı ve yanında ekmekle.

Size Göre Stil Nedir?

Stil sadece giydikleriniz değildir. Stiliniz; yürüşünüzde, konuşmanızda, kullandığınız parfümde, izlediğiniz filmlerde, okuduğunuz kitaplarda gizlidir. İnsanlar genelde stil cevabını dış faktörlerde arar. Yeni bir saç rengi kusursuz bir çanta, kullanışlı  ajanda, şık iki kalem, dikkat çeken kartvizit stilinizi  belirlemek ve geliştirmek için önce kendinizi eleştirmeyi bırakın. Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmeyi öğrenin.

Mağazada Harika Bir Jean Gördünüz, Onu Almak İster misiniz?

Modada insanoğlu maymun iştahlıdır. Çoğu zaman her gördüğünüzü ister, ancak esas mesele her beğendiğinizi almak değil, stilinize uyan ve sisteminizde bir ihtiyacı gideren ürünleri tercih etmektir.

Bırakın Stiliniz Organik Gelişsin Diyorlar Katılır mısınız?

Evet katılıyorum. Stiliniz hiçbir zaman tek bir kelimeye mahkum olmamalı. Kişisel stilin organik olarak gelişen ve sürekli evrimleşen bir protesto olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Öğrenin farklılıklar ve denemelerle dolu kreatif bir kolaj olduğunuzu fark edin, her yıl kumaş değişiyor. Dikim değişiyor, tasarımı farklı görerek değişik yapabiliyor. Bu da geliştirmeye açık oluyor.

İlham Kaynağınız Nedir, Bize de Tanıtır mısınız?

Stiller kendiliğinden doğmaz. Dikkat çeken tüm yaratıcı orjinal ve şık stil sembolleri ikonları farklı bir yerden ilham alır.  Esinlenmek stilleri yaratır stiller kanallar aracılığı ile gerçek yaşam ile bulmak için çıktığınız yolculuk yaşamda size ilham veren detayları keşfetmekle başlamalıdır.

İlk adımla zihnininizi canlandıran detayları bulun kahve dükkanlarını, kitapçıları, müzeleri, sergileri, kalabalık meydanları alışveriş merkezlerini boş sokakları gezin. Bir yer sizi alıp götürüyorsa oraya tekrar tekrar gidin mekanları farklı bir gözle tekrar tekrar yaşayın.

Sağlığınıza Nasıl Dikkat Ediyorsunuz?

Her sabah erken kalkarak 1 saat yürüyüşümü yapar, sonra 30 dakika hareketleri yaparak, bol suyumu içerek güne başlarım. Sonra az öz kahvaltı yaparak hem vücudunuzu dinç hem de enerji alarak işinize hazır hale gelirsiniz.

Beslenme Konusunda Ne Düşünüyorsunuz?

Doğal ürünleri tercih eder, uzakta olsa onları alırım. Sabah kahvaltısını ihmal etmem. Akşam çocuklarımla, eşimle evde yemeği seviyorum. Sonra yemekten sonra yürüyüşe çıkarız.

Maden Suyu Faydalıdır, Her gün Tüketmek Gerekir Diyorlar

Her gün 1 bardak şalgam suyu ve doğal maden suyunu tüketirim. Doğal suların içerdiği zengin mineraller, vücudumuzda vitaminlerin fonksiyonlarına yardımcı olurlar. İçerdiği zengin kalsiyum ve florür gibi mineraller nedeniyle her gün 2 litre tüketiyorum ve faydası vardır.

Babanız Özbekistan’da Yanınızda Olsa Ne Söylemek İsterdiniz?

Galiba bütün söylemek istediklerimi unutur ve uzun süre tek kelime etmeden sarılıp kalırdım.

Babanız İle Başka Ülkede Buluşsanız Formül Ne Olurdu?

1- Babamın sevdiği yemekle başbaşa konuşmadan babama baka baka yemeği yerdim.

2- Babam hep beni kravatlı giydirdi. Onun sevdiği takım elbiseyi giyerdim.

3- Babamı konuşturur, söylediklerini dinler, sözünü hiç ama hiç kesmem.

4- Yemekte babamın sevdiği müziği çaldırırdım.

5- Babamın vücut dilini tek tek izleyerek seyretmek isterim. Benim modelim babamdır. Onu temsil etmek için onun her bir güzelliğini izlemek, aklıma, gönlüme, becerime koymak isterim. İnsan bir filmi defalarca izlediğinde daha iyi öğrenir, her izlediğinizde kaçırdığınız kareler olabilir.

Siz Hatalar Yaptınız mı?

Babam öğrenci iken para veriyordu. Okusun, bende okuldan sonra iş yapayım deneyim kazanayım, tecrübe edeniyim diye, babama göre hata bana göre tecrübe olan üyelere dergi, adreslerine teslim ederdim. Hayalimde yapacağım iş gazetecilikti. Hata yaparak gelmedim, şansımız ve babamın duası, annemin duası, kardeşlerimin duası hep doğru yerde oldum. Doğru iş yaptım ama hata gibi görünen altından başarı çıktı, tecrübe çıktı. Dost abiler çıktı, el verecek, omuz verecek abiler çıktı.

Sizin İçin Randevunun Anlamı Nedir?

Randevuya zamanında gitmek veya randevuma zamanında gelinmesi benim için çok önemlidir. Kimseyi bekletmem ve kimsenin de beni bekletmesinden kesinlikle hoşlanmam. Geçerli bir sebebi var ise ve haber verdiği müddetçe hoşgörülü olabilirim. Ama 24 saat kala asla iptal edemezsiniz, asla ihmale gelmez. 1 saat kala telefon açılmaz. Randevular 24 saat  önce yapılmalı, kimsenin hakkını almamak için programlara uyulmalı ve sözlerde durulmalıdır.

Hedefinizde Daha Fazla Ülkeye mi Ulaşacaksınız?

Evet, tüm Cumhuriyet ülkelerindeki kardeşlerimle iş yapmak için, birlikte yaşamak, fikirlerini, düşüncelerini dinlemek, bakış açılarını görmek, örf-adetlerini, kültürlerini, yemeklerini, şakalarını, oyunlarını yaşayarak görmek isterim. Kardeşlik bağının ticaret bağıyla gelişmesi için 100 yıllara meydan okunması, sağlam bağlara bağlanmak isterim. O ipi kendi ellerimle örmek isterim. Kardeşlik sorumluluğumun bilincindeyim. Ülkemize de faydalı olmak isterim.

Güvenilir İnsanlar mı, Güvenilir Eller mi Çok Önemlidir

Güven bizim için sermayedir. Güven bizim cesaret fişeğimizdir. Güven bizim için kuvvettir. Güven bizim için dağdır. Güven olunca önündeki engeller size çok küçük taşlar gibi gelir. Onun için uluslararası hukuku okumanın karşılığı bence güvendir. Güven çekirge gibidir, kaçınca bir daha gelmez. Güvendiğin insan 2 saat çok kısa gelir. Yolu yakınlaştırır, sevgiyi artırır. Onun için güvenilir insanlardan olmak güvenilir insanlarla iş yapmak bizim ana ilkemiz ve prensibimizdir.

Kendinizi Bin Yaşında mı Hissediyorsunuz?

Kendi geçmiş günlere baktığımda, cumhuriyet ülkelerinin köklerine girdiğimde, bu köklerden gelen insanlar acıyla beslenmişler. Korkuyla büyüyen bir köklerin torunlarıyız. Onun için geçmişi üzerime aldığım zaman kendimi bin yaşında hissediyorum. 50 yıl geçmişimize gittiğimizde hızlı değişimler yaşayan aileleri, kökleri, ülkeleri görmek mümkün. Bu acılarla, korkularla yaşayan beslenen biri olarak geçmişimizden bugüne bunları anlatacak filmler çekmek ve gelecek nesillere ışık olsun düşünüyorum. Bunu kazandırmak demek en büyük sermaye demektir. En büyük proje demektir. Bana nasip olursa, bunun içinde bir yönetmen olarak hayalini kuruyorum. 10 kardeşlik bir aile çocukları her bir ülkede iş yaparken toplumda ekonomilerinin imkanların engellediği müziği dramlara, acılara, sevinçlere, umutlara anlatmak için akıllarda kalması için düşünmek harika bir duygu.

Sizce Film Bir Okul mudur?

Filmler, oyuncuların becerisiyle mesajı ile toplumların önünü açan, uyandıran, birleştiren, özendiren, inandıran, harekete geçiren en büyük etkidir, güvendir, başarıdır. Onun için filmler, tüketimi hızlandıran örfleri adetleri bozan karıştıran, filmleri üretiyorlar. Bizde filmleri kardeş ülke bağlarını kardeş ülke imkanlarıyla kuvvetlerinden filmler olmalıdır. Her ülkede güven duyulan sanatçılarını seçmek gerekir.

Cesaretli Bir Duruşunuz Var, Nereden Alıyorsunuz Bu Cesareti?

Bana bu cesareti veren sizlersiniz. Ben kendi vatanımda hissediyorum. Ben kendi kardeşlerimin yanında hissediyorum. Ben arkamı kardeşlerime döndüğümü hissediyorum. Arkamda kardeş duygularımın arttığını görüyorum. Onun için cesaretimi tetikleten köklerimden gelen kalıtımlardır.

O Zaman Sanayicilerin, Yatırımcıların Beklentilerini Sizin Daha İyi Bildiğini Görüyorum

Geçenlerde Karasu’da Hamit Bey ne dedi farkında mısınız? Sizin ülkede pilasdik, daha ucuz ve işçilik daha ucuz bu alan sizin orta imalat yapalım ve bu bölgede montajlayalım. Buradan dünyaya satalım, işte bizim iş adamlarını hızlandıran sermaye güven kapısıdır. Gerek Türkiye’de gerekse Özbekistan’da, Azerbaycan’da, İran’da imalat yapacağımız işler var. Ortak iş yapacağımız yatırımcılarımız var. Bizim elimizdeki en kıymetli sermayemiz güven kapısıdır. Bunu kırmadan, bunu bozmadan çalışmak en büyük yatırımımızdır. En büyük sermayemizdir. Yatırımcılarımız ilk güvene bakarlar. İkincisi hukukların anlaşmalarına bakarlar. Bu ikisi de biz de var. Bunu geliştirmek gerekir. Türkiye’de yatırım yapacak iş adamlarına devlet 49 yıllığına arsa veriyor. Bunları iyi birleştirmek gerekir. Arsa imkanı uluslararası hukuk anlaşması güven imkanı vergilerden 10 yıl indirimli yatırımlarla her iş adamını iyi değerlendirelim. Yeter ki yatırımcıları anlayalım.

Teknoloji İçin Ne Düşünüyorsunuz?

Teknoloji bizi birbirimize telefon kadar yakın yaptı. Bu imkanı kullanmak bilgi güvenliğini korumak çok önemli oldu. Örnek internet mağazacılığı kargo ile teslimat işini geliştirdi. Ülkeler arası alışverişleri artırdı. En iyi mağazacılık internet mağazacılığını geliştirmek ve kargo işlerini arttırmak bu da tüketiciye güvenilir alışveriş imkanı getiriyor.  Günümüz dünyasında artık insanlar internet ve sosyal medyayı yaygın şekilde kullanmaktadır. Fakat dikkat edilmesi gereken bazı hususlar vardır. Kişilerin tehlikeli yazılımları barındıran sitelere girmemesi özellikle sosyal medyada kişisel bilgiler ve dökümanlar karıştırılmamalıdır. İnternet insan hayatı için önemli nimetlerden biridir.

 

Özbekistanlı New Way Group Ceo’su Bahtiyar Kalandarov, İstanbul’dan Karasu’ya gelerek fabrikayı dolaştı. Cleanvac markası hakkında kurucusu Hamit Bektaş’tan bilgiler aldı. Ar-Ge çalışmaları içindeki ürünleri yakından inceledi.

Yol Süpürme Araçları, Yolcu Taşıma Araçları, Zemin Temizleme Ürünlerini ve 4 dakikada Araç Yıkama Makineleri üzerinde durarak, bilgileri alarak dersimize çalışalım. Sadece Özbekistan değil, çalıştığımız ülkeler de var. Dostlarımızla paylaşalım, sizler nasıl bir yol izleyebiliriz nasıl çalışabiliriz veya Özbekistan’da imalatla birlikte ortak yapar mıyız? Çünkü bizde plastik var, pekçok ürünleri kendi ülkemizde imalatlarını yaparak ortak yapabilir miyiz? Kardeş kardeş el ele verebilir miyiz? Omuz omuza vererek ülkemizde ve insanlara faydalı kaliteli servis ağı olan daha ekonomik şartlarda  alabilecek imkanları ortaya çıkarabilir miyiz? Dersimize çalışalım tekrar sizlerle görüşürüz dedi.

New Way Proje Yöneticisi Engin Atalay’ın organize ettiği ve Gazeteci Ayson Karabağ’ın da bize rehberlik yaparak yanımızda bulunmasıyla sizlerle tanıştığımıza vesile olduğu için ayrıca teşekkür ederim.

Sizi de işinize verdiğiniz değer, işinizi severek çalışmalarınızla büyük düşünmeniz, kardeş ülkelere el atarak her fikre açık olduğunuz için çok memnun oldum.

Sevgi alan da veren de dermandır derler. Biz sizden o dermanı aldık. O dermanın bize güç vereceğine inanıyorum. Güç ve güven işinizin başarı simgesi olacağına inananlardanım. Görüşmek üzere diyerek ayrıldık.

Ayson Karabağ, Bahtiyar Kalandarov’u Nasıl Buldunuz?

Yaşı genç ama bilgisi 60 yaşlarındaki gibi. Sanki yaşamış, kendisini donatmış biri. Bakın 7 dil demek 7 ülkeye bakış demek. Her ülkenin dünya bakışı vardır. Bu kardeşimizde 7 ülkenin vizyonu var. Benim babam 18 saat bilekleriyle çalışan evine ekmek götüren biriydi. Bahtiyar kardeşimiz de çok düşünen proje yaparak hamle yapacak biri. Artık 18 saat çalışmaya değmez. Çok düşünerek, analiz ederek, aklını becerisini yerinde zaman kullanacak biri. Ülkeler arasında ilişkileri bilen, hukuku bilen, muhasebe bilgisi olan girişimci biri. Ben Azerbaycanlı kökenli olarak Bahtiyar’ın konuşmasını, üslubunu çok beğendim. Kalkıp öpecektim ama içimde kaldı. Allah anasına babasına bağışlasın. Çok güzel yetiştirmişler. Gururlandım, göğsüm kabardı. Geleceği olan biri.

 

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER