Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kerbela şehitleri Halkalı ‘da anıldı

Kerbela şehitleri Halkalı ‘da

Kerbela şehitleri Halkalı ‘da anıldı

Hz. Muhammed’in torunu Hazreti Hüseyin ile 72 arkadaşının Kerbela’da şehit edilişinin 1378. Yıl dönümü nedeniyle Halkalı’da anma törenleri yapıldı.

Törene katılanlar sabahın erken saatlerinde Halkalı’da buluşuldu. Törende, Ku’ran-ı Kerim okundu. Ardından, şehitler için saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ehlibeyt dostları, Türkiye Caferilerin lideri Selahattin Özgündüz konuştu.

‘Akdeniz’de avucumuzun içinde ekmeğimize göz dikenlere Allah’ım fırsat verme. Akdeniz’deki nimetleri komşularımızla paylaşmayı nasip eyle. Ülkemizi şerden koru. Akdeniz’de görev yapan askerlerimizi koru. Onlara kuvvet ver. Yar yardımcılar olsun ’dedi. Aşura gününü anlattı… Azerbaycanlı Ehl-i Beyt Meddahı Seyyid Taley Boradigarı sahne alarak, Kerbala’da yaşananları anlatan konuşma ve mersiyeler okudu.

Şiilik İnancında Aşura GünüŞiî inancında Aşura Günü’ne, diğer İslam mezheplerinin atfettiği önemin dışında bir önem verilir. İnanca göre Şiilik’te önemli bir figür olan İslam peygamberi Muhammed’in torunu İmam Hüseyin Kerbelâ’da muharrem ayının onuncu gününde şehit edilmiştir. Muharrem ve Safer aylarını matem ayları olarak kabul ederler. İki ay boyunca düğün ve benzeri eğlenceler yapılmaz, matem günlerinde taziye meclisleri düzenlenerek mersiyeler okunur, ihsan yemekleri verilir. Bazıları için her ayın onuncu günü Aşuradır; kelime Muharrem ayında işlenen Hüseyin cinayetinden sonra tutulan geleneksel yasın diğer adı olarak yerleşmiştir. Türkiye’deki en büyük anma merasimi İstanbul Halkalı’daki Aşure Matem Merasimi’nde yapılır. Bu tören Aşura gününü en iyi şekilde anlatması yönünden UNESCO tarafından en iyi Aşura Merasimi seçilmiştir; ayrıca törende yapılan Aşura tiyatrosunun ve izleyicinin sayısı bakımından da Guinness Rekorlar Kitabına girmeye aday olmuştur. Anadolu’da çeşitli hububatlardan pişirilen, Aşure Nuh tufanı ile ilgili bir rivayet dolayısıyla yapılır. Rivayete göre gemidekilerin yiyecekleri tufan boyunca bitmiş, erzak çuvallarının dibinde kalan az miktardaki yiyecekler tek bir kazan içerisinde birleştirilerek yemek yapılıp yenmiştir.

Alevî İnancında Aşure Günü ve Muharrem Matemi

Alevîlerde, Hüseyin’in Kerbelâ’daki acısı başta olmak üzere On iki İmamların acılarını anmak ve anlamak için Muharrem Mâtemi tutulur. Muharrem Matemi’nin amacı: Bu türlü acıların bir daha yaşanmaması için gerekli olan insanlık değerlerini ve Alevî öğretisini özümsemektir. Matem süresince bıçağa ve kesici aletlere el sürülmez, kurban kesilmez ve et yenmez. Matem boyunca hiçbir canlıya eziyet edilmez. Kimsenin kalbini kırmamak, dili ile kimseyi incitmemek, kimse hakkında dedikodu yapmamak Mâtem Orucu’nun temel ilkesidir. Sağlığı yerinde olanlar oruç tutarlar. Matemden amaç, kendine eziyet yapmak değil, kötülük ve katliamların bir daha olmaması adına anmak ve unutmamaktır. Kerbelâ katliamında hasta olması nedeniyle İmam Zeynel Abidin’in kurtulması ve Ali’nin soyunun devam etmesi nedeniyle de Allah’a şükredilir. Bu nedenle Muharrem mâtemi, aşûre geleneği ile biter. 12 gün orucun ardından Aşûre Günü yapılır. 12 değişik malzemeden oluşan aşûre yenilir ve dağıtılır.

AŞURE, AŞURA

Aşure, Kamerî ayların ilki olan Muharrem`in onuncu gününe verilen bir isimdir. Âşûre günü adını alan bugün de oruç tutulurdu. Âşûre orucu denen bu oruç, İslâm`dan önce Araplar`ca bilinirdi. Âşûre kelimesinin İbrânice aşûr`dan geldiği ve o günde Araplar`ın oruç tuttuğu dikkate alınırsa, kelimenin bütün Sâmî diller arasında ortak bir kelime olduğu anlaşılır. (Buhârî, Savm, 1; Umdetü`l-Kârî fi Şerhi Sahîhi`l-Buhârî, V, 351) Bu kelime Yahudîler`de büyük keffâret günü için kullanılmıştır. (Tevrat, Levililer, 16, 29 vd.) Hz. Peygamber Medîne`ye geldiği zaman Yahudiler`in Âşûre günü oruç tuttuklarını gördü ve bunun ne orucu olduğunu sordu. Cevap olarak şöyle dediler: “Bugün, iyi bir gündür. Allah, İsrailoğulları`nı Firavun`un zulmünden bugün kurtarmıştır. Musa (a.s.) Allah`a şükür için bugün de oruç tutmuştur. Biz de tutarız dediler. Hz. Peygamber; “Biz Musa`nın sünnetine sizden daha yakınız, dedi ve o gün oruç tuttu ve ashabına da tutmalarını emir buyurdu. ” (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarih, VI, 308, 309) Hz. Âişe`den nakledilen şu hadiste, Allah Resulu`nun Mekke döneminde de aşûre orucu tuttuğu anlaşılır. “Cahiliye devrinde Kureyş, Âşûre gününde oruç tutardı. Hicretten önce Hz. Peygamber de aşûre orucu tutardı. Medine`ye hicret ettikten sonra bu oruca devam etti. Ashabına da tutmalarını emretti. Ertesi yıl, Ramazan orucu farz kılınınca, aşûre günü orucunu bıraktı, isteyen bu orucu tuttu, dileyen de bıraktı” (Buhârî, Savm, 69; Tecrîd-i Sarîh, VI, 307, 308).

İslâm bilginleri aşûre orucunun vacip değil, sünnet olduğunda görüş birliği etmişlerdir. Yalnız İslâm`ın başlangıcındaki hükmü konusunda, Ebû Hanîfe vacip derken, İmam Şâfiî müekked bir sünnet olduğunu söylemiştir. Ramazan orucu farz kılındıktan sonra, bu oruç müstehap olmuştur. Ayrıca Yahudiler`e benzememek için Muharrem`in 9, 10 ve 11`inci günlerinde oruç tutmak güzel görülmüştür. Bugün bütün sünnî Müslümanlarda Muharrem`in 10`u oruç günü kabul edilirken, bazı tarihi sebeplerden dolayı da mukaddes sayılır. Özellikle Hz. Nûh`un gemisinin bugün de tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturduğunu anlatan söylentiler önemlidir. Âşûre adlı tatlının menşei de buna dayanır. Gemidekiler o günü kutlamak istemişler ve geminin ambarında arta kalan erzakı karıştırıp bir aş pişirmişler. İşte aşûre pişirme âdeti buradan kalmıştır. Yine Âdem (a.s.) `in tövbesinin bugün de kabul edildiği, Hz. İbrahim`in bugün de ateşten kurtulduğu, Hz. Yakup’un, oğlu Hz. Yusuf`a bugün de kavuştuğu kaynaklarda kaydedilen rivayetler arasındadır.