Gazeteci Ayson Karabağ’dan Ey Sosyal Medya; Şiddeti Önleyen misin, Yoksa Öğreten misin?
Sosyal medya artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Sosyal medya insanların iletişimi üzerinde şekil verici bir hal almaya başladı. Özellikle de şiddet haberleriyle bu pay gitgide büyüyor. Medya artık çok çeşitlendi. Yazılı ve görsel basında özellikle çok etkili unsurlar gözümüze çarpıyor. Etkili medya biçimlerinin başında da sosyal medya geliyor. Yani birçok enformasyon yoğunluğu yaşanılan bir ortamdır. Dolayısıyla insanların sosyal medya içeriklerine karşı çok dikkatli olması gerekiyor. Sokaktaki eğitimsiz herhangi bir insandan tutun da, üniversite eğitimi almış insanlara kadar bu enformasyonlara karşı bilinçli ve seçici olmalı ve farkındalığı ortaya koyuyor.

Arkadaş edinme, kandırma, güven vermek başka isim altında yalancı olmak dolandırıcıyı, yalancıyı barındıran saf temiz insanların hayallerini çalmak, kandırmak, örfü, âdeti bozan, ana baba saygısı olmayan evlat üreten, baba ve annenin yüzünü kara çıkartan evlat üreten ve bir çok olumsuzluğu sosyal medya ortaya çıkıyor. Burada baba ve annenin halleri var. Evladı için hayallerinin içinde kalıyor. Yüreğini yakıyor, içine hastalık giriyor. Ve kendisi mutlu etmeyi düşünürken, üç ay veya altı ay sonra öyle bir sorunla karşı karşıya kalıyor ki, büyük bir sorun kalıyor. Zaman çalıyor, kısmetini kesiyor. İleriye gitmeyi düşünürken, geriye gidiyor. Ailesi, çevresine baktığında bayağı yukarıda olduğunu görüyor. Bazılarına göre çok aşağıda ama evladı bu fırsatı yukarı çekeceğine aşağıya çekiyor. Zamanı çalıyor, yılınızı çalıyor, hayalinizi çalıyor, isteklerini kırıyor. Bunu düzeltmekte çok zor. Baba anne, evlat kazığını yüreğinden atamıyor, paylaşamıyor, anlatamıyor. İçini yaka yaka hayatını sürdürüyor.
