Aydınlar İlk Kendilerini Değiştirseydiler, Şimdi Ülke de Değişmiş Olurdu
Şimdi aydın geçinen, ileri düşünen, ülkesini düşünen, işçisini düşünen, esnafını düşünen siyasetçiler için işler hep konuşmak, hep konuşmak, hep söylenmek.
Ne hikmetse, söylenen de aydın geçinen de, keşke ilk önce kendilerini değiştirseler. Farklı fikirlere saygı duymayı bilseler, çalışmak için gayret verseler, el verseler, omuz verseler ve samimiyetlerine ve konuşmalarına güvensek arkalarından gidilir. Ama bu aydınlar hep söyleniyor, hep söyleniyor ve hep yerlerinde sayıyorlar. İş yapmaz, el vermez, omuz vermez ama ne hikmetse yeri geldiğinde en iyi solcu, en iyi aydın, en iyi işçiyi savunan, en iyi esnafı düşünen insanlar olarak gözlerimin içine baka baka konuşuyorlar, Bu aydınlar, ilk önce kendilerini değiştirsinler, kendilerini yenilesinler. İnsana insan olarak değer versinler, samimi sokağa çıksınlar. Gözleri ile gözlerimize, elleri ile elimize baksalar. İşte bu aydınlar, işte bu solcular inanırsam arkasından giderim. Ama bunlar söyleniyorlar, ama söylemiyorlar.
