Bir diğer hususta taraflar arasında boşanma davası açıldıktan sonra ayrı yaşamaları halinde kira sözleşmesinin tarafı olan eşin aile konutuna dair su, elektrik, doğalgaz ve internet gibi abonelikleri kapatması durumunda evde yaşayan diğer eşin abonelikleri tekrar açtırabilmesi için nasıl davranması gerektiğidir. Bu kapsamda her ne kadar kira sözleşmesinin tarafı olmayan eş kiralayana bildirimde bulunarak Türk Medeni Kanunun 194. maddesi gereğince kira sözleşmesinin tarafı haline gelse ve kiracı sıfatını kazansa da, yine de aboneliği açtırmak için kurumlara gittiğinde kira sözleşmesinde taraf olmadığı ve ismi geçmediği gerekçesiyle abonelik açtırma işlerini yaptıramamaktadır. Bu hususta abonelik kurumları mahkeme tarafından verilen karar istemektedir. Nitekim bahse konu mahkeme kararı aslında doğrudan aboneliğe dair bir karar olmasa da, ancak bu şekilde eşin, aile mahkemesinden “aile konutu tahsisi ve yararlandırılması” talebinde bulunarak (hatta çocukları varsa bu karar ivedilikle verilecektir) aile mahkemesinin aile konutunu kira sözleşmesinin tarafı olmayan “eşe tahsisi ve yararlandırılması” şeklinde bir ara karar vermesi durumunda bu kararı gören kurumlar kapatılan aboneliklerin konutun tahsis edildiği kişi üzerine açmaktadır. Bu noktada son olarak belirtmek gerekirse, kiralanan konuttan ayrılarak abonelikleri kapatan eşin aynı zamanda cezai sorumluluklarının bulunduğudur. Dolayısıyla şikayet edildiği takdirde, eşin diğer eşin yaşadığı konutun aboneliklerini kapattırarak konutta yaşayan eşi bu şekilde mağdur etmesi, Yargıtay tarafından Türk Ceza Kanunun 233. maddesinde düzenlenen “aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” suçu olarak değerlendirilmektedir.
Av.Ekrem Çatalkaya
