Av. Bülent Deniz İle Gazeteci Ayson Karabağ Röportajı
Bülent deniz iyi bir avukat ve 35 yıldır tüketiciler federasyon başkanıdır. Tüketiciler için çalıştı. Halkı uyardı, yol gösterdi, bilgi verdi. Tüketiciler dernekleri her ilde, ilçede açıldı. Şimdi federasyon olarak Türkiye ve dünya ile birlik, beraberlik şekilde tüketicileri koruyan yol göstermeye devam eden iyi niyetli dürüst çalışan bir avukattır.
35 yıllık bir yol arkadaşımdır. İş dünyası ilk yıllarda başladığım zaman bir büyüğümüz ‘oğlum işinde başarılı olmak istiyorsan yanına bu insanları seçerek al avukat, muhasebeci, asistan sekreter, basın danışmanı, pazarlama müdürü. İyi seç ki yolda bir birbirinizi bırakmayan, ayrılmayın sabırla bu yolu birlikte bitirin’ dedi. Ve akıl hocan olsun ayda bir de olsa, akıl danış eğitim ihmal etme dediği o gün ilk avukatım olan Bülent Deniz, o günden bugüne bizi hiç yalnız bırakmadı. Para pul önemli değil. Tam bir kardeş ve kollayan, koruyan bir dost. Tavsiye verdiği fikirlerini, düşünceleri hep uygulamışımdır. Şu anda oturduğumuz yerin alımında avukatım Bülent Deniz’in mahkemeden aldığı para ile satın aldık. Bu kardeşim sizinle konuşup fikirlerinden, bilgilerinden ışık alarak, ders çıkararak çalışmamızı diliyorum. Acı fatura ödeyenleri dinleyin, siz o faturayı ödemeyin.

AV. BÜLENT DENİZ KİMDİR
Eski İstanbul doğumlu öğretmen annenin bir evladı. Annesi Şanlıurfa kökenli, fındıkzade oturuyor. Evli 1 kızı var. Avukatlık yapıyor ve tüketiciler federasyon başkanıdır.
BÜLENT DENİZ KARDEŞİM VİRÜS KONUSUNDAN DERS ALDIK MI?
Bu dünyanın bir sahibi var ve biz misafiriz. Misafir olduğumuzu bize hatırlatıyor. Aileniz ve sevdiklerinizle günün, saatin kıymetini bilin. Sevinçlerinizi ve anılarınızı arttırın. Son yıllarda evde yemek, ekmek yapmayan aileler var. Aslında evimizde yemek, ekmek ve her şeyi yapabiliriz. Bu virüs bize eski ve yeni yaşam tarzlarını bize öğretti. Paramızı harcarken, gıda alışverişi yaparken ve giyimde he alanda daha dikkatli olmamız gerektiğini hatırlattı.
Manevi değerlerimizi, aile, komşu, arkadaş ve iş ilişkilerimiz de duyarlı olmanızı hatırlattı ve öğretti. Tüketim anlayışımız değişti. Eskiden telefon yeni çıkar hemen ondan alınırdı. Şimdi telefon servise gidiyor. Eskiden yollar; lüks arabalar doluydu. Şimdi eski araba kullanmayı, onu servisiyle halletmeyi çalışan tüketicim oldu.
Çılgın tüketimin yerini, akıllı bilinçli tüketim aldı. Araştıran, inceleyen bakarak dikkatli alışveriş yapan bir tüketici topluluğu ortaya çıkmaya çalışıyor.
BİZİM MİLLET KARAMSAR OLMAZ VE DAHA GÜÇLÜ ÇIKMASINI BİLİYOR MU?
Biz millet olarak el ele vermesini bilen, ekmeğini paylaşmasını bilen, yardıma koşan köklerden geliyoruz. Bizim millet 2001 yılında krizden güçlü çıktı. Bu virüs belasından da güçlü çıkmasını bilecektir. Bizim millet çalışkandır, yaratıcıdır.
TÜRK MİLLETİ CESARETLİ Mİ?
Bizim insanlarımız çok cesaretli ve mücadelecidir. Birbirine destek veren, yardımcı olan insanlarımız var. Bu virüs salgınında kira almayan mal sahipleri var. İşçisini çıkarmayan patronlarımız var. Çevresine yardım eden, yiyecek dağıtan büyüklerim var. Bunları gördükçe, duydukça, bizim milletin gençlerinde cevher var, mücadele ruhu var. İnançlı bir milletiz diyorum.
BİZİM MİLLET ÇEVRESİNİ, KOMŞUSUNU KORUDU MU?
Virüs salgınında gerçekten bunu yapan çok kahraman insanlar oldu. İyilikle yarıştılar. Her konuda yiyecekten, paraya kadar her konuda koştular. Yardımcı olmaya çalıştılar. Ben, bizim milletimizin genlerinde iyiliğin, yardımseverliğin olduğunu düşünüyorum. Duyarlı, duygulu bir milletin torunlarıyız. Paylaşmayı özlemiştik umarım bu durum bizi daha da cesaretlendirir.
BU YENİ FIRSATTA NELER VAR?
Sen daha iyi biliyorsun. Biz işe başladığımızda daktilo yazardık, ne yaptık bilgisayara geçtik. Bir sürü de devrim oldu, farkında bile değiliz. Onun için her kriz bir fırsatı getiriyor. Bizim insanlarımızın yaratıcılığına, çalışkanlığına inanıyorum, yakında çok şey görebiliriz.
BİZLERE NE ÖNERİYORSUNUZ?
Alışveriş yaparken, para cebinde olduğu zaman kral sensin. Okumadan, araştırmadan, incelemeden alışveriş yapmayın. Sonra üzülmeye, strese girmeye gerek yok. Tüketiciler birbirlerine destek olmalı, yardımcı olmalı ki satıcılar sizlerin denetime gücüne inandığı zaman sizleri kapıda kral gibi karşılamasını bilsinler. Tüketici yoksa imalatçıda yoktur. O zaman her şey sizin elinizdedir.
OKUMANIN FAYDALARI NELERDİR?
Sende iyi bilirsin ki; Azeri şiven yüzünden gazetelerde çektiğin sıkıntıları bende yaşadım. Ama okuyarak, kendi ses tonunu geliştirdin. Hayalimizin üzerine çıktın. O zaman kitap yazacağım deseydin, belki inanmazdık ama şimdi kardeşim kitapların var ve seminer veriyorsun. O zaman okumak, kelime hazinesini geliştirdiğini bilmeniz gerekir. Bu nedenle konuşmalarımızın süslü, etkili cümlelere dönüşmesini kazandıracağız. Nezaket kurallarını daha iyi kullanmayı fark edeceğiz.
Her gün gazete okuyun, kitapta okuyun, İnternette de okuyun ama ben dokunarak okumayı tercih edenlerdenim. Not alıyorum, önemli cümlelerin altını çiziyorum. Bilgi yolunuzda ışık olsun, aydınlık olsun, ileriyi görmenize vesile olsun.
AİLE NEDİR?
Aile; sıcak bir yuva, samimi içten sevgi dolu bir yer. Canın ciğerim annem, eşim ve evladımla birlikte bir sofrada oturduğunuzda mutlu güzel bir aile tablosunu oluşturuyoruz. Ailenin kenetlenmesi gerekir, en iyi sıcaklığı yayan ise kahvaltılarda beraber olmaktır.
SEVGİ NEDİR?
Sevgi kötülüğü yok eder, iyilikleri yayar, katı kalpleri yumuşatır. Sevgi iki yönlüdür, sevgisini veren için mutluluk kaynağı, sevilen için kalbinde şefkat duygusu. Siz sevginizi gösterdiğiniz de bende şefkat duygumu dolduruyorum. Sevgimizi iki yönlü çalıştırdığımızda; günümü, haftamı, yıllarımı yaşarken her şey çok güzel oluyor.
KARDEŞ NEDİR?
Gönül aynasıdır. Bakmasını bilen, birlikte yaşamasını bilen, birlikte paylaşmasını bilendir. Bir kardeş kardeşin hatalarını kapatan olmalı, açığını yakalamamalı. Eksiğini kapatan, uyaran, sahip çıkan olmalıdır. Siz hep bana bu şekilde yardım ettiniz. Hep eksiğimi kapattın, uyardın, söyledin.
ADALET ÖĞRENMEK
Adalet bir nimeti yerine koymaktır. Yani hakkı hak sahibine vermektir. Konması gereken yere koymaktır.
CAHİL ARKADAŞ TEHLİKELİDİR
Cahil arkadaş pimi çekilmiş bir bomba gibidir,
Cahilde incelik yoktur,
Cahilde lütuf yoktur,
Cahilde hayvani arzu ve istekler çoktur,
Cahille asla tartışma, susmak senin için daha hayırlıdır.
Eski zamanların birinde ilim tahsil etmek isteyen bir adam, zamanın ünlü tekkelerinden birine giderek şeyhe başvurmuş bana ilim öğret diyerek. Şeyh, adama “Burada beş yıl kalırsan sana bütün ilimleri öğretirim, bu bittikten sonra altı ay daha kalırsan siyaseti de öğretirim” demiş. Adam bunu kabul etmiş ve tekkede ilim tahsiline başlamış.
CÖMERTLİK
Cömert; eli açık, ikramcı kerem sahibidir. Cömertlik ise; sehâvet, ikram, ihsan ve yardım alışkanlığıdır.
Cömertlik; insanın sahip olduğu imkanlardan, muhtaçlara meşru ölçüler dahilinde ve Allah rızasından başka hiçbir gaye gütmeden, ihsan ve yardımda bulunmasını sağlayan üstün bir ahlak kuralıdır. Cömertlik, ruhun bir melekesidir. İnsanları muhtaç olanlara vermeye ihsanda bulunmaya sevk eder.
KÜS VE DARGIN DURMAK
Erkek ve kadın olsun, dünya işleri için müminin mümine darılması, onu terk edip uzaklaşması aradaki bağlılığı ilgiyi kesmesi caiz değildir. Müslüman olan ve dine uygun yaşayan akrabayı ise, hiç olmazsa haftada veya ayda bir ziyaret etmeli, kırk günü geçmemelidir.
HİLE NEDİR?
Hile, çeşitli amaçlarla başkalarını aldatmak ve yönlendirmek için yapılan eylem ve söylenen sözlere denir.
KİBİR HER İYİLİĞE ENGELDİR
Kibirden sakının, topraktan yaratılıp yine toprağa dönecek olan bir varlığın kibirlenmesi, bugün var yarın yok olan bir varlığın kendini beğenmesi ne kadar anlamsızdır.
YAŞADIĞIMIZ ANIN KIYMETİNİ BİLMEK
Bir adam, yürürken arkasından bir aslanın koştuğunu görür. Hızla kaçarken tam önünde bir kuyu vardır ve hızla kuyuya iner. İpe tutunarak kuyuya inerken alt tarafta büyük bir yılan görür. Yılan hızla buna doğru gelirken; ne yapacağım şimdi der? Alt tarafta yılan üst tarafta aslan. Tam bunları düşünürken iki farenin biri beyaz diğeri siyah ipi kemirmekte olduklarını fark eder. Tam da bu esnada yüzünde bir ıslaklık hisseder. Bir arı yüzüne bir damla bal bırakır ve balın tadı damağındayken… UYANIR.
“Beş şey gelmeden evvel beş şeyi ganimet bil:
• İhtiyarlık gelmeden gençliğini,
• Hastalık gelmeden sıhhatini,
• Fakirlik gelmeden zenginliğini,
• Meşguliyet gelmeden boş vaktini,
• Ecel gelmeden hayatını
İNSANLARA ÖNCE BİLGİ
Bir yol, bir mesafe, bir kazanç elde etmek için önce bilgi sonra da o bilgiyi yaşamak, işlemek gerekir. Bilgi ışık alır, yolda aydınlıktır.
CEVİZ KABUĞUNDAKİ SES
Cevizin kabuğu kırılırken ses çıkarır fakat içinin de bir sesi vardır. Ama o ses kulağın duyacağı bir ses değildir. O ses aklını kullandığında gizlenmiştir. İnsanların sesi yükseldikçe sıkı takip et, başına bir bela bir musibet bulaşır. O belayı üzerine çeker.
Teşekkürler Kardeşim
Yazar Ayson Karabağ
Bakırköyhaber Gazetesın Genel Müdürü

