Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ayson Karabağ

Çerkezköy’de Hızlı Tren, Hızsız Bir Gün Yaşattı? Çerkezköy Kaymakama Çağrımızdır?

Çerkezköy’de Hızlı Tren, Hızsız Bir Gün Yaşattı? Çerkezköy Kaymakama Çağrımızdır?

Çerkezköy’de yaşananlardan demiryollarında görev yapan herkes ders çıkarmalıdır.

20 Eylül 2026 Pazar günü Çerkezköy’den İstanbul’a gitmek üzere trene binecek vatandaşların yaşadığı sıkıntıları bizzat gözlemledim. Bir gazeteci olarak vatandaşların arasında bulunarak yaşananları dinledim ve gördüklerimi siz değerli okuyucularımla paylaşmak istiyorum.

Çerkezköy-İstanbul treni için saat 21.00 seferine bilet alan vatandaşlar, daha erken gidip yerimizi alalım düşüncesiyle saat 20.00’de Çerkezköy Tren İstasyonu’na gelmeye başladı. Biz de saat 20.00’de istasyondaydık ve ilk gelenler arasındaydık.

Saat ilerledikçe istasyon tamamen doldu. Oturacak yerler yetersiz kaldı. İnsanlar yerlerde oturmaya başladı. Kalabalığın içerisinde yaşlılar, çocuklar ve kucağında çocukları olan anneler vardı.

Yer bulamayan ve yorulan bir anneye kendi yerimi verdim. Çünkü o kalabalığın içerisinde çocuklu bir annenin ayakta beklemesine gönlüm razı olmadı.

Saatlerce bilgi beklediler

Saat 21.30 oldu.

Ne doğru düzgün bir bilgilendirme yapıldı ne de vatandaşlara açıklama yapıldı. Bekleyen vatandaşlardan bazıları görevli personelin yanına giderek ne olduğunu sormaya çalıştı.

Vatandaşların beklediği şey çok basitti:

“Tren neden gecikiyor, ne zaman hareket edecek ve İstanbul’a ne zaman ulaşacağız?”

Ancak sağlıklı ve açık bir bilgi veren olmadı. Vatandaşlardan özür dileyen de olmadı.

Sadece “Yolda çalışma var.” şeklinde kısa bir açıklama yapıldığı görüldü.

Fakat vatandaşın ihtiyacı yalnızca bu cümleyi duymak değildi. İnsanlar ne kadar bekleyeceklerini ve İstanbul’a ulaştıklarında nasıl ulaşım sağlayacaklarını bilmek istiyordu.

“Marmaray’a nasıl yetişeceğiz?”

Saat ilerledikçe vatandaşların endişesi de arttı.

Bazıları birbirine, “Marmaray olmazsa ne yapacağız?” diye sormaya başladı.

Özellikle Tuzla, Bakırköy, Bağcılar ve İstanbul’un farklı bölgelerine gidecek vatandaşlar ulaşım konusunda endişeleniyordu.

Aralarında anne ve babalar, çocuklarıyla seyahat edenler ve gece saatinde evlerine ulaşmaya çalışan insanlar vardı.

Vatandaşlar Marmaray seferlerini ve alternatif ulaşım yollarını araştırmaya başladı.

Saat 21.15 civarında trene binildi. Ancak yolculuk boyunca insanların konuştuğu konu yine aynıydı:

“İstanbul’a vardığımızda nasıl gideceğiz?”

Kimi vatandaş Bağcılar’a nasıl ulaşacağını düşünüyor, kimi taksiye verecek parasının olmadığını söylüyordu.

Bir vatandaşın, “Taksi tutacak param yok, ne yapacağım?” sözünü duymak bile yaşanan sıkıntının boyutunu gösteriyordu.

Gece yarısını geçtikten sonra Halkalı

Saat 00.30 civarında Halkalı’ya ulaştık.

Telefonlar açılmaya, vatandaşlar Marmaray ve diğer ulaşım seçeneklerini araştırmaya başladı. Bazıları ulaşımını sağlayabileceği için rahatladı. Ancak herkesin sorunu çözülmedi.

Özellikle Bakırköy’den Bağcılar’a veya İstanbul’un başka bölgelerine gidecek vatandaşlar, gece saatinde nasıl ulaşacaklarını düşünmeye devam etti.

Bazıları ise artık yapacak başka bir şey olmadığını söyleyerek yürümek zorunda kalacağını ifade etti.

Çocukları kucağında olan anneleri görünce insanın içi gerçekten yanıyor.

Vatandaş bilgi ve ilgi bekliyor

Yaklaşık 2,5 saatlik gecikmenin ardından İstanbul’a ulaşmak elbette vatandaşları yordu.

Ancak beni asıl üzen konu yalnızca gecikme değildi.

Vatandaşa yeterli bilgi verilmemesi, gecikmenin nedeninin açıkça anlatılmaması ve vatandaşın yaşadığı mağduriyet karşısında gerekli ilginin gösterilmemesiydi.

Vatandaş, gecikme yaşanabilir olduğunu anlayabilir.

Yolda çalışma olabilir.

Teknik bir sorun çıkabilir.

Fakat vatandaşın beklediği en önemli şey bilgilendirilmek ve muhatap alınmaktır.

Bir görevliye İstanbul’a saat kaçta varacağımız sorulduğunda, sert bir ses tonuyla “Saat 1’de.” şeklinde cevap verilmesi de vatandaşların tepkisini artırdı.

Oysa vatandaşın karşısında bulunan görevlinin de zor şartlarda çalıştığını biliyoruz. Ancak görevli ile vatandaş arasındaki iletişim ne kadar sağlıklı olursa, sorunlar da o kadar kolay aşılır.

Demiryollarında görev yapanlara çağrımızdır

Demiryollarında çalışan yöneticilerden, görevlilerden ve tüm personelden ricamızdır:

Vatandaşın sorusunu cevapsız bırakmayın.

“Benim görevim değil.” demek yerine, vatandaşın sorununu ilgili birime iletin.

Vatandaşa bilgi verin.

Gecikme varsa nedenini anlatın.

Ne kadar bekleyeceğini söyleyin.

Alternatif ulaşım konusunda mümkün olduğunca yardımcı olun.

Ve en önemlisi, vatandaşın yaşadığı mağduriyeti görün.

Çünkü demiryolları yalnızca raylardan ve trenlerden oluşmaz.

Demiryollarının merkezinde insan vardır.

Bu trenlere binen insanlar sayesinde sistem çalışıyor. İnsanlar bilet alıyor, seyahat ediyor ve demiryollarından hizmet bekliyor.

Bu insanların sayesinde çalışanların maaşları ödeniyor, sigortaları yapılıyor ve kurumlar görevlerini sürdürüyor.

Bu nedenle vatandaşın sorununu küçümsememek gerekir.

Bir gazeteci olarak bu olayı neden yazıyorum?

Ben bir yazar ve gazeteci olarak o gün vatandaşların arasında bulundum.

Onları dinledim.

Sıkıntılarını gördüm.

Çocuklu anneleri, yaşlıları, gece saatinde evine ulaşmaya çalışan vatandaşları gözlemledim.

Amacım kimseyi suçlamak değil.

Amacım yaşananlardan ders çıkarılmasıdır.

Demiryolları da kendisine ayna tutmalıdır.

Her yaşanan aksaklık, kurumların kendilerini geliştirmeleri için bir fırsattır.

Vatandaşın yaşadığı her mağduriyet, bir sonraki sefer aynı sorun yaşanmasın diye değerlendirilmelidir.

Görevliler vatandaşın sesini dinlemeli, yöneticiler sahadaki sorunları görmeli ve kurum içinde iletişim güçlendirilmelidir.

Çünkü vatandaşın hakkı yalnızca bir yerden bir yere taşınmak değildir.

Vatandaşın hakkı; bilgi almak, saygı görmek, muhatap alınmak ve yaşadığı sorun karşısında yalnız bırakılmamaktır.

20 Eylül 2026 tarihinde Çerkezköy’den İstanbul’a seyahat eden vatandaşların yaşadığı bu olayın, demiryollarında görev yapan yöneticiler ve çalışanlar tarafından değerlendirilmesini diliyorum.

Yaşananlardan ders çıkaralım.

Aynı sorunları tekrar yaşamamak için iletişimi güçlendirelim.

Vatandaşı dinleyelim.

Bilgi verelim.

Yardımcı olalım.

Çünkü vatandaş varsa hizmet vardır. Vatandaş varsa demiryolları vardır.

Bakırköy’den Haber Gazetesi

Satılık Daireler Haber 

Bahçelievler’de Daire: Güvenli Bir Yatırım İçin Yeni Bir Fırsat?
Turyap’tan Bahçelievler Devlet Hastanesi’nin yanında, Ata Park Sitesi’nde 2+1 ve 3+1 daireler!
Sevgili okuyucularım,
“İstanbul’un taşı toprağı altındır” derler. İstanbul’da hem oturmak hem de geleceğe yatırım yapmak isteyenler için doğru konumda bir daire bulmak büyük önem taşıyor.
Turyap tarafından sunulan Bahçelievler Ata Park Sitesi, Bahçelievler Devlet Hastanesi’nin yanında yer alıyor. İki bloktan oluşan sitede otopark, güvenlik ve çocuk parkı gibi imkânlar bulunuyor.
Sitede 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri mevcut. Hemen taşınmaya uygun dairelerden biri belki de sizin hayalinizdeki ev olabilir.
Neden Bu Daireler?
Depreme dayanıklı yapı
2+1 ve 3+1 daire seçenekleri
Hemen taşınma imkânı
Krediye uygun seçenekler
Otopark
Güvenlik
Çocuk parkı
Bahçelievler Devlet Hastanesi’ne yakın konum
Ulaşım imkânlarına yakınlık
Alışveriş merkezlerine kolay ulaşım
İstanbul Havalimanı’na ulaşım avantajı
“Hayallerim Var” Diyenlere…
Bizde güzel bir söz vardır:
“Hayalleri olanın sermayesi vardır.”
Siz de kendinize veya ailenize uygun bir daire arıyorsanız, bu projeyi yerinde görmeye ve detaylı bilgi almaya davet ediyorum.
İnsan aradığında, hayallerine uygun daireyi bulabilir. Belki de aradığınız ev bu sitedeki dairelerden biridir.
Siz de hayalinizdeki daireye kavuşun.
Daireleri yerinde görmek, özellikleri hakkında bilgi almak ve seçenekleri değerlendirmek için misafirimiz olun.
Turyap Basın Danışmanı
Ayson Karabağ
0532 391 09 34

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER